Dünya Azınlıkları, Birleşiniz!
PDF Yazdır e-Posta

Azınlıkça Dergisi

Sayı: 49 - Temmuz 2009

Agos-Temmuz 2009

Herkül Millas

Azınlıklar bir sınıfa mı desem, kendine özgü bir millete mi desem, öyle bir şeye dönüşüyor günümüzde. Eskiden öyle değildi, çünkü her azınlık ayrıydı, birbirinden habersizdi ve her biri kendi bacağından asılmıştı. Dolayısıyla güçsüzdü ve ezilmesi de kolaydı. Şimdi, iletişim çağımızda ve küreselleşme sonucunda farklı ülkelerde yaşayan azınlıklar yakınlaşmıştır birbirine.

Birliğe giden bu yolun başka bir boyutu da var. Zaman içinde de bir bütünleşme sağlanıyor. Büyük babalarımızın dünyasında, genel bir eğitimsizlik ve dokümantasyon eksikliği yüzünden gelmiş geçmiş olaylar ‘geçmiş’ sayılıp unutulmaya terk edilirdi. Zaten okuma yazması olan insanların yüzdesi de çok düşüktü. Kuşaktan kuşağa bilgi aktarması sınırlıydı. Günümüzde ise geçmiş inceleniyor, yazı ve görsel malzeme biçiminde bugünkü insanlara sunuluyor. Eskiden yaşananlar sinema ekranlarında, televizyonda izleniyor, dergi, gazete, kitap, sergi gibi araçlarla güncelleşiyor. Geçmiş unutulmuyor. Aksine unutulanlar bile tozlu raflardan indirilip masamızın ortasına yerleştiriliyor. Bu gelişme azınlıklara ifade olanakları sağlıyor. İfade hakkı, özgürlüğü ve fırsatı ise tarih içinde hep güçlünün özelliği olmuştur. Azınlıkların birliği bir güç kaynağıdır.

Agos’un ve Azınlıkça’nın yayınları bu gelişmelere örnektir. Biri İstanbul’da, ötekisi Gümülcine’de çıkan bu ‘azınlık’ yayınlarının yazı kadrosuna bakarsanız, ‘azınlığın’ yeni kimliğini görürsünüz. Her iki yanda da çoğunluk diye bilinen, ama insan haklarından yana olan kimseler de yazmakta. Azınlıktan olanlar da artık kendi dar cemaat sınırlarının çok ötesindeki konularla ilgileniyorlar. Genel toplumu ilgilendiren gelişmelerde aktif aktör olma çabasındalar. Belki daha ilginci, her iki yayının da yanı başlarında yaşayan ama farklı azınlık cemaatlerine bağlı olan veya  komşu ülkede yaşayan azınlıkların dertlerini dert edinmişçesine yazılar yayınlamaları. Batı Trakya’dakiler Türkiye’ye, Türkiye’dekiler Yunanistan’a da eleştirel bakabiliyorlar. Bu, azınlıklar arasındaki dayanışmanın işaretidir. Bundan on yıl önce böyle bir yaklaşımın izi bile yoktu. Her yan kendi (dar) derdinin sözcüsüydü – o da çekine çekine!

Başka yeni bir gelişme, bazı azınlık yazarlarının her iki azınlık yayın organında da yazıyor olmaları. Bu da çok doğaldır aslında, çünkü azınlıktan (gerçekten) yana olanların ‘bizim’ ve ‘onların’ azınlığı diye ayırım yapıp yalnız bir tek azınlıktan yana olmaları çelişkili olacaktı. Azınlıklar bir bütündür, dertleri ortaktır, düşmanları aynı ırkçı kaynaktan beslenmektedir, dolayısıyla savunucuları da ortak olmalıdır. Azınlıkların birleşme çağrısı da bu anlamadır.

Zaman içinde bütünlük edinmek konusunda gelişmeler ise çok yönlüdür. Bu alanda tarihçilik çalışmaları önem kazanmıştır. Lozan Mübadilleri Vakfı’nın ve KEMO’nun (Azınlık Grupları Araştırma Merkezi) öncülüğünü ettiği çok önemli çalışmaları bu yönde ve kapsamdadır. Azınlıkların zaman içindeki serüvenine, eskiye uzanan gerçekliğine el atan bu araştırmalar bugünü anlamamıza yardım etmektedirler. Edebiyat da bu konuda çok etkili olmaktadır. Yeni bir edebiyat türü, konu alanına bir yenilik getirmiştir. Ulusal sınırları aşan azınlık anlayışını ama küçük cemaatlerin, etnik ve din gruplarının öykülerini de okuma olanağını buluyoruz.

Örnekler çoktur. Bu paragrafları yazarken aklımda bir çok çalışma var. Hepsine değinmek olanaksız. İki, görece eski ve öncü örneğe kısaca yetineyim. Biri roman, ikincisi tarihi çalışma. Yunanca’ya da çevrilen Sabâ Altınsay’ın Kritimu – Girit’im Benim (Can Yayınları) adlı romanı Girit Müslümanları konusunda. Bu çalışmada - bütün Türk romanında çok nadir bulacağımız - empati duygusu örnektir: ‘Biz, şimdi, kendi istiklalimiz için harp etmekte haklıysak, istiklali için Osmanlı ile harp eden Giritli Hıristiyanlar haksız mı?’ sorusunu buluyoruz bu romanda. Her türlü kıyımı yeren cümleleri de: ‘Hıristiyanlar Müslümanları öldürüyor, Osmanlı’nın askeri dağları basıyor, önünden geçen keçileri bile kesiyordu’. Azınlıkların yeni dünyası ve katkısı işte böylesine mesafeli kalıyor çoğunluğun ‘dar’ dünya görüşüne.

Bu yazıyı Melike Kara’nın Girit Kandiye’de Müslüman Cemaati 1913-1923 adlı kitabını okurken esinlendim (Kitap Yayınevi). İçerdiği bilgilere on yıllarca önce sahip olsaydık azınlıkların sesi ona göre daha gür çıkardı. Azınlıkların hakkını tanımak isteyenler de üzerinde tezlerini bina edecekleri bir temele sahip olurlardı. Örneğin, 24 Mayıs 1881 tarihinde imzalanan İstanbul Uluslararası Sözleşmesinin ‘etnik bir ötekiliğin azınlık temeli üzerinde direnişinin ilk uluslararası örneklerinden biri’ olduğunu bilmiyordum. Bu anlaşma Osmanlı İmparatorluğu ile Fransa, Almanya, Avusturya-Macaristan, Büyük Britanya, İtalya ve Rusya arasında imzalandı. Bu anlaşma ile Girit’teki Müslümanların hakları güvence altına alınmıştı: mal, onur, din ve gelenekleri gözetilecek, Yunan kökenli yurttaşların siyasi haklarına sahip olacaklardı. Yani bu tür haklar bir çok devlette bundan 130 yıl kadar önce öngörülmüştü.

Gümülcine, İstanbul veya Kandiye, dün veya bugün sorunlar aynı. Azınlıklarla ilgili bu ve bu tür kitapları okurken ‘azınlıkların’ aslında insan haklarından yoksun çok geniş bir çoğunluk olduğunu anlıyoruz. Onlara azınlık dememizin nedeni hak-yiyici bir gruba göre azınlıkta olmalarıdır. Yoksa farklı coğrafyalarda yaşayan bu azınlıkları bir araya getirince temelde bir çoğunluktan söz ettiğimizi anlarız. İnsan haklarından yoksun olanlar şu an dünya çapında ama kendi çevremizde de kesin çoğunluktadır. Azınlık haklarını gözetmek en temel demokratik mücadeledir. Yeter ki hayali duvarlar yıkılsın.

 

Your are currently browsing this site with Internet Explorer 6 (IE6).

Your current web browser must be updated to version 7 of Internet Explorer (IE7) to take advantage of all of template's capabilities.

Why should I upgrade to Internet Explorer 7? Microsoft has redesigned Internet Explorer from the ground up, with better security, new capabilities, and a whole new interface. Many changes resulted from the feedback of millions of users who tested prerelease versions of the new browser. The most compelling reason to upgrade is the improved security. The Internet of today is not the Internet of five years ago. There are dangers that simply didn't exist back in 2001, when Internet Explorer 6 was released to the world. Internet Explorer 7 makes surfing the web fundamentally safer by offering greater protection against viruses, spyware, and other online risks.

Get free downloads for Internet Explorer 7, including recommended updates as they become available. To download Internet Explorer 7 in the language of your choice, please visit the Internet Explorer 7 worldwide page.